MEVLÂNA CELÂLEDDİN RÛMİ (K.S.)

MEVLÂNA (K.S.)’UN DİLİNDEN ABDEST VE NAMAZ

4 yıl önce

Mevlâna (k.s.) hazretleri şöyle buyurmuştur: Yüzü yıkanmayan, yani; abdest alıp namaz kılmayan kimse cennete girip de huri yüzü görmez. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: “Abdestsiz namaz olmaz” (İbn Mâce) buyurmuştur.

Kulluk etmeyen, abdest alarak yüzünü yıkamayıp da yalnız lokma arayan, cehennem’in lokmasıdır.

Burnuna su verdiğin vakit, Gani olan Allâh’tan cennet kokusunu iste.Tâ ki, o koku cennet tarafına çeksin. Çünkü gül kokusu gül bahçesine delil olur.

Namaza gel ve Cenâb-ı Hakka tazarru, niyaz eyle diye kulu, her gün beş vakit, müezzin davet eder.

MEVLÂNA HALİD ZİYAÜDDİN-İ BAĞDADİ (K.S.)

24 yıl önce

Mevlâna Halid Ziyaüddin-i Bağdadi, tavsiye üzerine Abdullah Dehlevî Hazretleri'nin Hanigâhına girdiler. Burada elde süpürge ve su kovası, abdesthaneleri te­mizlemeye başlar. Günler geçer, aylar geçer nefis zayıf bulur, Halid'e yüklenir:

-Ey Bağdad ve Şam diyarlarının büyük âlimi mevlâna Halid! Deli mi, veli mi, belirsiz kişinin bir tek sözü ile kalkmış, dağlar, beller, diyarlar aşmış gelmişsin, aradığını bulamamışsın. Hani Mürşidi kâmil? Sana pislik temizlettiriyorlar. Bunun ledünnî ilmi nerde?

Birden Halidin mayasındaki İhlasın sıdk şimşeği ça­kar:

HZ. MEVLÂNA'NIN VASİYETİ

26 yıl önce

Eflâki'nin anlatışına göre Mevlâna'nın zev­cesi ona dedi ki, Mevlâna keşke 400 sene yaşasaydın, âlemi hakikatlerle doldursaydın... Mev­lâna buyurdu ki: «Biz Firavin miyiz, Nemrut mu­yuz. Biz yeryüzüne -çok ikâmet etmek için- gelmedik, biz dünya zindanında hapsedilmişiz. Pek yakında sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in meclisine ulaşmamız umulur. Eğer çaresizlerin uyarıcılık görevi ile vazifelenmemiş olsaydık bir an bile bu toprak dünyasında oturmazdık.»

MEVLÂNÂ HALİD ZİYAÜDDİN BAĞDADÎ (K.S.)

27 yıl önce

Mevlâna Halid Ziyaüddin Bağdadi tavsiya üzerine Abdullah Dehlevî Hazretleri'nin Hanigahına girdiler. Burada elde süpürge ve su ko­vası, abdesthaneleri temizlemeye başlar. Günler geçer, aylar geçer nefis zayıf bulur Halid'e yük­lenir:

  • Ey Bagdad ve Şam diyarlarının büyük âlimi Mevlâna Halid! Deli mi, veli mi belirsiz kişinin bir tek sözü ile kalkmış, dağlar, beller, diyarlar aşmış gelmişsin, aradığını bulamamışsın. Hani Mürşidi kâmil? sana pislik temizlettiriyor­lar. Bunun ledünnî ilmi nerde?

Birden Halidin mayasındaki İhlasın sıdk şim­şeği çakar:

MEVLÂNA'YI KENDİ DÜNYASINDA DEGERLENDİREMİYORSAK

29 yıl önce

Müslüman olan selamet bulur. Cenab-ı Hakk c.c.) bizleri müslüman olarak, «ÜMMET» olma erefine erdirmiştir. Bu hakikat Allah (c.c.)'in bizlere büyük bir ihsanıdır. Zira Cenab-ı Mevla'nın, insanı müslüman yaşatması büyük bir nimettir, ilum dibine ışık vermez» misâli; çoğumuz bu­nun farkında bile olamıyoruz.

HZ. MEVLANA (K.S.) KİMDİR?

29 yıl önce

Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rumi (k.s ) Hicri 604 Rebiülevvel ayında Horasan'ın (Belh) şehrin­de doğmuş olup, 68 yaşında iken 672 Cemaziyelahiresinde Konya'da irtihal eylemiştir. Kendisine (Rumi) denilmesi o vakit (Diyar-ı Rum) denilen Anadolu'da yerleşmiş olmasındandır.

Hz. Mevlâna, Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) onbirinci torunudur. (Şerh-i Mesnevi c. 1) O'nun anne­si cihetinden de seyyidliği vardır.