PEYGAMBERLER

HAZRET-İ İBRÂHÎM(A.S.) VE NEMRÛD

4 yıl önce

“Habîb-i Zîşân’ım! Sen bilmedin mi ve sana haber gelmedi mi şol kimseden ki, Allâh-ü Teâlâ ona mülk ve saltanat verdiği için İbrâhîm’in Rabbi hakkında mücâdele etti. Ki o zamânda İbrâhîm:

“Benim Rabbim diriltir ve öldürür,” dedi. Mücâdele eden (Nemrûd): “Ben de diriltir ve öldürürüm,” dedi. İbrâhîm (aleyhisselâm): “Allâh-ü Teâlâ güneşi maşrıkdan getirir, sen de kâdir isen güneşi mağribden getir.” dedi.

Kâfir mebhût oldu, zîrâ Allâh-ü Teâlâ zâlim olan kavmi hidâyette kılmaz.” (Bakara s. 258)

İBRÂHÎM (A.S.)’İN BAZI FAZÎLETLERİ

4 yıl önce

İbrâhîm (a.s.)’e bülûğ çağından önce, rüşd’ü verilmişti. İbrâhîm (a.s.) Tevhîd Ehli olanların imâmı idi. İbrâhîm (a.s.) Allâh (c.c.)’ın nîmetlerine şükreden bir zâttı. İbrâhîm (a.s.), başlıbaşına bir Ümmet’ti. Allâh’a itaâtkârdı. Bâtıl dînlerden uzak ve Muvahhid bir Müslümândı.

İbrâhîm (a.s.)’e Allâh (c.c.) tarafından dünyada bir güzellik (iyi hal ve mevki) verilmiş.

İbrâhîm (a.s.); yumuşak huylu, yufka yürekli, kendisini tamamiyle Allâh’a vermiş bir zât’tı.

ŞUAYB (A.S.) VE KAVMİ

4 yıl önce

Kur’ânda adı geçen peygamberlerden olan Şuayb (a.s.); kavmini güzel ve yüksek sözlerle uyarmağa çalıştığı için, kendisine “Peygamberler Hatîbi” denilmiştir.

Şuayb (a.s.), onları, Yüce Allâh’a, ibâdet ve tâata davet etti. Yer yüzünde fesad çıkarmaktan, halkı, Allâh (c.c.) yolundan men etmeğe çalışmaktan, zulümden, eksik para kesmekten ve benzeri kötülüklerden sakındırdı. Yüce Allâh’ın verdiği rızık bolluğu ve geçim rahatlığı; ancak, onların, Allâh (c.c.)’a karşı küfürlerini artırıp azâblarını çabuklaştırmağa yaradı. Azgınlık ve sapkınlıkta devam ettiler.

HZ. YA'KÛB (A.S.)'UN İBTİLÂSININ SEBEBİ

21 yıl önce

Vehb dedi ki:

Allah-ü Teâlâ Ya'kûb (a.s.)'a vahy buyurdu ki:

  • Bilir misin seni niçin oğlun Yûsuf dan kırk sene senden bahsetmek suretiyle ayırarak muâteb kıldım? Ya'kûb (a.s.):

"- Hayır yâ Rabbi!" dedi. Allah-ü Teâlâ (c.c.) buyurdu:

  • Sen bir keçi yetiştirdin, yedin komşuna vermedin." Başka bir rivayette denildi ki: Allah-ü Teâlâ (c.c.) Musa (a.s.)'ya vahyetti:

  • Bir koyun boğazladın, kapına bir miskin geldi. O'na vermedin."

İBRÂHÎM (A.S.)'İN BAZI FAZİLETLERİ

21 yıl önce

1- İbrâhîm (a.s.)'e bulûğ çağından önce, rüşd'ü verilmişti

2- İbrâhîm (a.s.) Tevhîd Ehli olanların imâmı idi

3- İbrâhîm (a.s.) Allah (c.c.)'ın nimetlerine şükreden bir zâttı,

4- İbrahim (a.s.), başlıbaşına bir Ümmet'ti Allah'a itaatkârdı. Batıl dinlerden uzak ve Muvahhid bir Müslümandı.

5- İbrâhîm (a.s.)'e Allah (c.c.) tarafından dünyada bir güzellik (iyi hal ve mevki) verilmiş.

6- İbrâhîm (a.s.); yumuşak huylu, yufka yürekli, kendisini tamamıyla Allah (c.c.)'a vermiş bir zât'ti.

7- Yüce Allah (c.c.) onu Halîl (Dost) edinmişti.

İBRAHİM (A.S.) İRŞÂD OLUNUŞU VE RABB'İNİ BULUŞU

21 yıl önce

İbrahim (a.s.); yer yüzünde gezip dolaşan hayvanları görünce kendi kendine: "Herhalde şu yaratıkların, bir Rabb'i olması gerekir" dedi. İbrahim (a.s.)'in mağaradan çıkışı güneşin batışından sonra idi. İbrahim (a.s.) başını göklere doğru kaldırıp baktığı zaman bir yıldız görmüştü ki o, Müşteri yıldızı idi. Yüce Allah (c.c.), İbrahim (a.s.)'in yıldızı, ayı, güneşi, görüşünü ve hakka erişini şöyle açıklar.

"Biz İbrahim'e (gerçeği nasıl gösterdi isek, istidlâlde bulunması ve) kesin ilme erenlerden olması için göklerin ve yerin büyük mülkünü de öylece gösteriyorduk.

HZ. YÛSUF (A.S.)'UN DUÂSI

21 yıl önce

Ehl-i Kitâb indinde Ya'kûb (a.s.) Mısır'a vardığında 130 yaşında idi. 17 sene Mısır'da ikâmet etti. Ya'kûb (a.s.) 147 ya­şında irtihâl etti.

Yûsuf (a.s.), ehline babalarını güzel koku ile koklamalarını emretti. 40 gün kaldıktan sonra Halilürrahman'a nakl ile dedesi İbrâhîm'ül-Halîl (a.s.) türbesine defnedildi.

Yûsuf (a.s.) da, babasının irtihâlinden sonra 23 sene yaşadı ve 120 yaşında irtihâl eyledi.

İrtihâl etmeden önce şu duayı yaptı:

HAZRET-İ İBRÂHÎM (A.S.) VE NEMRÛD

21 yıl önce

"Habîb-i Zîşân'ım! Sen bilmedin mi, sana haber gel­medi mi o kimseden ki Allah-ü Teâlâ ona mülk ve salta­nat verdiği için İbrahim'in Rabb'i hakkında mücâdele et­ti. Ki o zamanda İbrâhîm: "Benim Rabbim diriltir ve öl­dürür," dedi. Mücâdele eden (Nemrûd) "Ben de diriltir ve öldürürüm," dedi. İbrâhîm (a.s.): "Allah-ü Teâlâ gü­neşi meşrıktan getirir, sen de kadir isen güneşi mağribden getir," dedi. Kâfir şaşırıp kaldı zîra Allah-ü Teâlâ zâ­lim olan kavmi hidâyetde kılmaz." (Bakara Sûresi, Âyet: 258)

KUR'ÂN-I KERÎM'İN LÛKMÂN (A.S.) HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

21 yıl önce

"And olsun ki: Biz Lûkmân'a, Allah (c.c.)'a şükret diyerek hikmet verdik. Kim şükrederse ancak kendi yara­rı için şükreder. Kim de nankörlük ederse hiç şüphe yok ki Allah (c.c.) ganîydir (müstağnidir.) Her hamd'e o lâ­yıktır. Hani, Lûkmân, oğluna -o, ona öğüt verirken- (şöy­le) demişti. Oğulcağızım! Allah (c.c.)'a ortak koşma. Çünkü şirk büyük bir zulümdür, haksızlıktır." (Lûkmân Sûresi, Âyet: 12-13)

YA'KÛB (A.S.)'UN GÖZLERİNİN AÇILMASI

21 yıl önce

"Şu benim gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun o artık rahatlıkla görmeye başlar. Sonra bütün ai­lemizi de bana getirin."

Yehûda dedi ki: Kanlı gömleği ben götürüp de baba­mı mahzun etmiştim. Şimdi de bunu ben götüreyim de ona bedel olarak ferahlandırayım ve gömleği aldı, yalına­yak yola düştü. Yanında yedi tane çörek vardı. Yiyemeden o mesafeyi kateyledi.

Allah (c.c.) indinde hükmedilen mühlet tamamlanın­ca Ya'kûb (a.s.)'a Yûsuf (a.s.)'un kokusunu o kadar uzak mesafeden duyurdu.

Sayfalar