SAHÂBE (R.A.E.)'İN FAZİLETİ

ASHÂB’ IN TEVÂZUU

4 yıl önce

Mervezi Z’ir (r.a.)’den nakleder: Hz. Ömer (r.a.)’nin bir bayramda, çıplak ayakla mescide geldiğini gördüm. Hz. Ömer (r.a.): “Essâlâtu” diye bağırttı. Halk toplandıktan sonra Hz. Ömer (r.a.) minbere çıktı. Allâh (c.c.)’a, lâyık olduğu şekilde hamd ve sena ettikten sonra Peygamber (s.a.v.)’e sâlât u selâm getirdi ve: “Ey insanlar! Ben Mahzum oğulları kabilesinde teyzelerime çobanlık yaptığımı hatırlıyorum. Onlar bana bir avuç hurma veya kuru üzüm verirlerdi. Bunun için bütün gün çalışıyordum; hem de büyük zorluklarla” dedikten sonra minberden indi. Abdurrahman b. Avf;

ASHÂB’ IN TAKVA ANLAYIŞI

4 yıl önce

Kumeyl b. Ziyad (r.a.) şöyle anlatıyor: Hz. Ali (r.a.) ile birlikte dolaşmaya çıkmıştık. Bir mezarlığın yanından geçerken o şunları söyledi:

“Ey kabirlerde yatmakta olanlar! Ey çürümeye mahkûm olanlar! Ey karanlık ve tenha yerlerin sâkinleri! Neler söyleyeceksiniz? Bizim söyleyeceğimiz şudur ki siz ölenlerin malları taksim edildi, çocukları yetim kaldı. Hanımları da başka kocalar buldu. İşte biz dünyalıların size söyleyebileceğimiz şeyler bunlardır? Peki sizler neler söyleyeceksiniz?” Bu sözlerden sonra bana dönerek:

HZ. ZEYD BİN SÂBİT (R.A.)’IN DEHÂSI

4 yıl önce

Hz. Zeyd bin Sâbit (r.a.) kendi devrinin en büyük âlimi ve fetva ehli sayılan yüksek dereceli sahâbilerdendir. Bilhassa feraiz ilminde söz sahibiydi. Denilir ki, Medine-i Münevvere’de fetva, hukuk, feraiz, kıraat dallarında en önde gelen kişilerdendi. Resûlullâh (s.a.v.) hicret edip Medine-i Münevvere’ye geldikleri zaman o henüz on bir yaşında küçük bir çocuktu. Bundan dolayı, arzu etmesine rağmen Bedir ve bunun gibi ilk savaşlara katılmasına müsaade edilmemişti. Hicretten beş yıl önce altı yaşında iken yetim kalmıştı.

HZ. HASAN (R.A.)’İN HUTBESİ

4 yıl önce

Hz. Ali (r.a.) vefât ettiğinde yerine geçen oğlu Hz. Hasan (r.a.) minbere çıkarak şunları söyledi: “Ey insanlar! Bu gece kendinden öncekilerin onu geçemediği, sonrakilerinse yetişemeyeceği bir kişi öldürüldü. Zamanında Hz. Peygamber (s.a.v.) onu savaşlara gönderirlerdi. Bu sırada Cebrail (a.s.) onun sağında Mikail (a.s.) ise solunda bulunurdu. O gittiği yerlerden Allâhü Teâla’nin fethi (onun) elleriyle müyesser etmedikçe dönmezdi. Bu gece, (ramazanın yirmi yedinci gecesi) Kur’ân’ın indirildiği, Meryem oğlu İsa (a.s.)’ın göğe kaldırıldığı, Musâ (a.s.)’ın arkadaşı Yûşâ b.

HZ. ALİ (R.A.)’DEKİ PEYGAMBER SEVGİSİ

4 yıl önce

Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.) hicretle memur kılındığı zaman, borçlarını ödemesi ve üzerindeki emanetleri sahiblerine verilmesi için Ali (r.a.)’i vazifelendirmişti.

Mağaraya çıkacağı gece yatağında yatmasını emredip, o gece müşriklerin kendisini kuşatacaklarını haber vermişti. Buyurdu ki: “Benim yeşil hırkama bürün. Onlardan seni rahatsız edecek hiçbir şey sana inşâallâh ulaşmaz.” Ali (r.a.), Resûlullâh (s.a.v.)’in buyurduğu gibi yaptı.

ASHÂB (R.A.E.)’ İN LATÎFELERİ VE GÜLME ADABI

4 yıl önce

Suheyb (r.a.) Medine-i Münevvere’ye geldiği sırada, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in yanında Hz. Ebû Bekir (r.a.) ile Hz. Ömer (r.a.) bulunuyordu. Önlerinde hurma vardı.

Süheyb b. Sinan (r.a.)’ın yolda gözleri ağrımış, karnı da son derecede acıkmıştı. Hemen kendini hurmalara attı.

Hz. Ömer (r.a.): “Yâ Rasûlallâh (s.a.v.)! Süheyb’i görmüyor musun? Hem gözü ağrıyor, hem yaş hurma yiyor!?” dedi.

HZ. OSMAN (R.A.)’İN CÖMERTLİĞİ

4 yıl önce

Hz. Osman (r.a)’in Şam’dan yüz deve yükü buğday kervanı gelmişti. O sırada Medîne-i Münevvere’de kıtlık vardı. Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.) Hz. Osman (r.a.)’in kervanının geldiğini, satılık buğdayı olduğunu işittiler. Gidip satın almak istediler. Bir menn’e [1.05 litre hacminde, 875 gram ağırlığında buğdaya] yedi dirhem kıymetinde para verdiler. Hz. Osman (r.a.): “Satmam” dedi. Sebebini sordular. “Sizden fazla para veren var, kim fazla verirse, ona veririm” buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.) üzülerek döndüler. Hz. Ebûbekir (r.a.)’in huzûruna vardılar.

HZ. ALİ (R.A.)’İN SAHÂBE DÜŞMANLARINA CEVÂBI

4 yıl önce

Hâce Muhammed Pârisa (k.s.) Faslü’l-Hitâb adlı kitabında kaydedildiğine göre Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurmuştur: “Birçok kimseler beni Ebû Bekir, Ömer ve Osman’dan (r.a.e.) üstün tutuyorlar. Bunların kalblerinde bozukluk vardır. Müslümânlar arasına fitne sokarlar. Resûlullâh (s.a.v.) bana bunları haber verdi. Bunlar zahiren Müslümânlarla kardeş gibi görünürler. Kalblerinde dîn düşmanlığı vardır. Yalanı güzel, kötülükleri temiz görürler. Kur’ân-ı Kerîm’in hükümlerini değiştirirler. Kötü işleri yapmakta birbirleriyle yarış ederler.

Sayfalar