EFENDİMİZ (S.A.V.)’İN DOĞUMUNDA MEYDANA GELEN OLAYLAR

1 yıl önce

Osman b. Âs (r.a.)’ın annesi Fâtıma-i Sakîfe anlatıyor:

Ben o gece Hz. Âmine’nin yanındaydım. Yeryüzünde benzeri görülmemiş bir güzellik ortaya çıkarak gökteki bir yıldız dünyanın dört bir yanına ışıklar saçtı; oda içinde birçok meşale yandı zannettim. Çünkü o saadet yıldızı, koca bir nur ile doğdu. Amine’den bütün âleme bir nur yükseldi ki yerle gök arasında nurdan başka bir şey görünmedi.

Abdurrahman bin Avf (r.a.)’ın anası Şifâ Hâtûn bildiriyor.

MEVLİD-İ ŞERİF OKUTMANIN FAZÎLETİ

1 yıl önce

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin doğduğu güne sevinmek, o gün yemek yedirmek ve mevlid-i şerif okutmak fazîleti çok büyüktür.

Hz. Ebûbekir (r.a)’e Komşu Olur

Ebû Bekir es-Sıddîk (r.a.) Hazretleri, buyurdu ki:

“Kim, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin mevlidinin okunması için bir dirhem harcama yaparsa; o kişi cennette benim refikim (ve arkadaşım)dır.”

İslâm Dinini İhyâ Etmiş Gibi Olur

Hazret-i Ömer (r.a.), buyurdu ki:

AYAKLI KÜTÜPHANE: KATİB ÇELEBİ

1 yıl önce

Tarih,coğrafya bibliyografya ile meşgul olmuş meşhur bir alimdir. İlme verdiği ehemmiyetten dolayı kendisine kalan iki mirasın büyük bir kısmını kitaba verdi. Kendisini tamamen ilme verdiği için Sultan 4. Murad Han’ın Bağ- dat seferine katılamadı. Bir taraftan kendisi öğrenirken diğer yandan bir çok talebeye ders verdi. Din alimlerine olan aşırı sevgisi sebebiyle devamlı onlarla beraber olmaya çalışırdı. Astronomi ve teşrih (anatomi) bilmeyen kimsenin Hakk’ı tanımaktan aciz kalacağını belirtmiştir.

HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN ŞAKASI DA DOĞRU İDİ

1 yıl önce

Abdullah b. Amr der ki: “Ben, Resûlullâh (s.a.v.)’den duyduğum her şeyi ezberlemek ister ve yazardım. Kureyşîlerden olan Sahâbîler, beni bundan nehy ettiler (Sen, Resûlullâh (s.a.v.)’den duyduğun her şeyi yazıp duruyorsun ama, Resûlullâh (s.a.v.), beşerdir. Gazap halinde de, rızâ halinde de, söz söyler!) dediler. Bunun üzerine, ben, bir müddet yazmaktan vazgeçtim. Nihâyet, durumu Resûlullâh (s.a.v.)’e arz ettim. Resûlullâh (s.a.v.), ağzına parmağıyla işaret ederek “Yaz!

ŞER’Î VE TASAVVUFİ İLİMLERDE İCÂZET

1 yıl önce

İcazet, zahiri din ilimlerinde veya tasavvuf-tarîkat sahasında olur. Bir kimsenin gerçekten din âlimi yahut tarîkat şeyhi olabilmesi için elinde geçerli ve hakikî icâzetname bulunması icap eder. İcazeti, tabiatiyle icâzetli bir âlim verebilir. Böyle bir âlimin derslerine yeterli müddet devam eden talebe başarı gösterir ve yetişirse ya kendi isteğiyle yahut onun istemesine lüzum kalmadan bizzât hocası, liyakat ve ehliyet kazandığı için icâzet verir.

ŞEHİDLERDEN ÜSTÜN OLMAK İÇİN...

1 yıl önce

Cenâb-ı Allah buyuruyor ki: «Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vazgeçirmeye çalışsınlar. İşte onlar muradına erenlerin tâ kendileridir.» (Al-i Imrân s: 104) ** Müslim, Ebû Saîd (r.a.)’ın Cenâb-ı Peygamber (s.a.v.)’den şöyle duyduğunu rivâyet etmiştir: **«Sizden biriniz bir kötülük gördüğünde, onu eliyle değiştirsin (gidersin). Buna güç getiremezse, diliyle değiştirsin. Buna da güç getiremezse, kalbiyle (buğzetsin) ki bu îmânın en zayıf tezahürüdür.»

YABANCI GÖZÜYLE OSMANLI ORDUSU

1 yıl önce

Zafer, maneviyatla kazanılır. Ne derecede iyi silâhlandırılırsa silâhlandırılsın, manevî yapısı bozuk olan askerin zafere erişmesi mümkün değildir. Şimdi Türk askerinin manevî yapısını ve ahlâkını, amansız bir Türk düşmanından, Roma Germen İmparatoru Charles-Quint’in Kaanûnî nezdindeki büyükelçisi Baron von Busbecq’ten dinleyelim:

«Türk sistemini kendi sistemimizle mukayese ettiğim zaman, istikbalin başımıza getireceği şeyleri düşünerek titriyorum. Bir ordu galib gelecek ve pâyidâr olacak, diğerleri de mahvolacaktır

ANNELERİMİZDEN REYHANE (R.ANHA)

1 yıl önce

Peygamberimiz’in (s.a.v) muhterem hanımlarından Medîne’de bulunan Yahûdîlerin Benî Kureyzâ kabîlesindendir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 626 senesinde Benî Kureyzâ Yahûdîlerinin üzerine yürüdü. Benî Kureyzâ Yahûdîlerinin bulunduğu kale, Müslümanların eline geçti. İçinde bulunan Yahûdîler malları, mülkleri, çocukları ve kadınları ile birlikte ganîmet olarak alındılar.

DEPRESYONUN İLACI: ORUÇ

1 yıl önce

Araştırmalar orucun, bazı hastalıkların tedavisine yardımcı olduğunu göstermiştir. Oruçluyken sinirli veya agresif olunacak varsayımı doğru değildir. Amerika’da bazı merkezlerde stres ve depresyonla başa çıkma yöntemi olarak oruçtan faydalanılmaktadır. Modern tıbbın oruca bakışı Hipokrat zamanına dayanmakta ve aslında oruç tutmanın faydaları bilimsel olarak asırlardır kabul edilmektedir. Hipokrat daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din de ruhu temizlemek için oruç tutmayı önermiştir.

MEZHEP İMAMLARININ NAZARINDA HADİSLERİN DEĞERİ

1 yıl önce

İmâm-ı Azam Ebû Hanife (r.a.) şöyle demiştir: “İçlerinde hadîsle meşgul olanlar bulunduğu müddetçe insanlar salâh içersindedirler. Ne zaman ilmi, hadisin dışında ararlarsa o zaman bozulurlar! Allah’ın dîniyle ilgili bir konuda şahsî görüşünüze göre hüküm vermekten sakınınız, sünnete tâbî olunuz. Kim sünnetten ayrılırsa sapıtır.”

İmâm Şâfiî (r.a.) de şöyle demiştir: “Resûlullah (s.a.v.)’den bir hadîs rivâyet ettiğim halde, o hadisten başka bir hükme varırsam, beni hangi gökyüzü gölgelendirir, hangi yeryüzü beni taşır!”

SÜNNETE SARILMAKTA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

1 yıl önce

Günümüzde dini ilimler alanında, tam mânâsıyla yetiş- miş ilim adamı sayısının fazla olmaması sünnete sarılmaya önemli bir engeldir. “Allah ilmi, insanlara lütfettikten sonra onu (hafızalardan) çekip almaz, ilmi, ulemâyı almak suretiyle kaldırır” (Buhâri) hadîsinin devamında, âlimlerin eksileceğinden onların yerine câhillerin önder kabul edileceğinden söz edilir. Gerçek mânâda ilim adamının eksildiği sebebiyle meselelerin çözümünde ve insanlara izahında yetersiz kalınmaktadır.

KULAĞIN ÂLET OLDUĞU GÜNAHLAR

1 yıl önce

Söylemesi günah olan şeyi dinlemek de günahtır. “Dinleyen söyleyenin ortağıdır.” buyuruldu. (Ahmed b. Yahya) Söz günah ise, söyleyen de dinleyen de günahta ortak olur. Söz iyi ise, iyilikte ortak olurlar.

Oyun ve çalgı âletinden çıkan ses, nefsin ve şeytânın lezzet aldığı seslerdir. Saz, zurna, davul, tanbur, kopuz, cenk, kanun, ney ve diğer çalgı âletlerini dinlemek caiz değildir. Bunun gibi kulaklarını yalan, gıybet ve kötü söz dinlemekten de sakınmalıdır.

ZAMANI DOLU DOLU YAŞAMAK

1 yıl önce

İmâm Evzaî (r.h.) Hazretleri buyurdu: “Kul, dünyâdaki her ânından kıyamette hesâb ve sorguya çekilecek. Hem de gün gün, saat saat. Bu durumda, Allâhü Teâlâ Hazretlerini anmadığı bir an karşısına çıkınca, pişman olur ve kendini parçalamak ister.” “Bizim, hayatlarına yetiştiğimiz insanlar şöyleydi: Gece uykusundan en erken uyanırlar, sabah namazını vaktinde kılarlar, sonra bir müddet âhiret işlerini, akıbetlerinin (sonlarının) ne olacağını düşünürlerdi. Bundan sonra kendilerini fıkıh (dînî bilgileri) öğrenmeye ve Kur’ân-ı kerîm okumaya verirlerdi.”

SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂ (SELÂM ÂYETLERİ)

1 yıl önce

E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm.

Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm.

Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rahmeh.

Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr.

Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘melûn.

Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen.

Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen.

Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû kâne bî hafiyyen.

Ve’s-selâmü ‘alâ meni’t-tebe‘a’l-hüdâ.

SULTAN GÖKBÖRÜ VE MEVLİD MERASİMLERİ

1 yıl önce

“Hayır te’sîsleri, mevlid âyinleri ve dîn uğrunda bü- yük hizmetleri ile meşhûr olan Selçuklu hükümdârı Muzafferüddîn Gökböri’nin Erbil’de kurduğu hayır kurumları zamanına göre çok ileriydi. Bu konuda İbn-i Hallikân şöyle der: Hayır işlerinde hiçbir kimseden duyulmadık güzel hareketleri vardı. Her gün şehrin çeşitli yerlerinde muhtaçlara ekmek dağıtırdı. Bir yerden geldiği zaman evinin yanında toplanmış olan muhtâçları yanına çağırır, yaz ve kış mevsimine göre onlara para keseleri verir, kesenin içindeki paralar arasında bir iki veya daha fazla altın bulunurdu.

İMAM-I AZAM’IN İLİM KONUSUNDAKİ TİTİZLİĞİ

1 yıl önce

Deylemî’nin Züheyr ibn Muâviye’den naklettiğine göre:

Bir gün Züheyr’i Hazret-i İmâm’ın meclisindeyken Ebyaz ibn Agarr mukâyese ediyordu. Birdenbire biri yüksek sesle dedi ki: İlk önce kıyas yapan İblis’tir. O kişi büyük ihtimâlle Medîneliydi. İmâm, dedi ki: Ey falan kişi, sözü yerinde söylemedin; çünkü o la‘netlenmiş İblis’in kıyası Allâh’ın kitâbını reddetmektedir. Nitekim Hakk Te‘âlâ Furkân-ı azîminde şöyle buyurur:

AYETE’L-KÜRSÎ’NİN FAZÎLETLERİ

1 yıl önce

Âyetü’l-Kürsî’nin fazîleti hakkında Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Bu âyet herhangi bir evde okunduğunda, şeytânlar o evi otuz gün süreyle terk ederler ve hiçbir büyücü (sihirbaz) erkek ve hiçbir (büyücü kadın) kırk gece boyunca o eve giremez.” (Beyhâki)

Hz. Alî (r.a.)’in de şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Nebî (s.a.v)’in minber üzerinde iken şöyle dediğini duydum:

TABUTUNA HACİZ KONAN PADİŞAH

1 yıl önce

Ankara meclisi Sultan Vahdettin Han’ı vatana hıyânet ile itham eden teklifi kabul ettiğinde Padişah can ve ırzının emniyette olmadığını anladı. Siyasî bir buhrana ve iç savaşa sebep olmak istemediği için -tekrar geri dönmek niyetiyle- “Yaşanması imkânsız olan yerden hicret, Hazret-i Peygamber’in (s.a.v.) sünnetidir” diyerek hicrete razı oldu. Saltanatın kaldırılmasından iki hafta kadar sonra, 17 Kasım 1922 Cuma sabahı şehri terketti.

ZEKAT VE ÖNEMİ

1 yıl önce

Hâlık ile mahlûk arasında bir bağ olan, yalnız Hâlık ile mahlûk arasındaki hususları, cemiyet nizamı için en büyük fâideyi hâiz bulunan, namâzdan sonra İslâmî ibâdetlerin en mühimi ve ikinci rüknü, zekâttır.

DÜNYA HARİTASINI İLK ÇİZEN ÂLİM: İDRİSİ

1 yıl önce

Endülüs (1100) doğumlu Idrisi bugünkü dünya haritasını çizen coğrafya alimi ve botanikçidir. İtalya kralının talebiyle bir dünya haritası çizmek isteyen İdrisi, seyyahlar ve gemi kaptanlarıyla görüştü; uzak beldelere geziler düzenledi. Bilinen coğrafya bilgilerini topladı ve değerlendirdi. On beş sene süren çalışmanın sonunda eseri; Kitab-ı Ruceri tamamladı. Eseri doğruluk, görüş sahasının genişliği ve şümülü itibariyle Batlamyus’un dünya haritasını (zamanın itibar edilen dünya haritası) çok geride bırakmıştır.

GÜNÜMÜZDE ÇOKÇA DÜŞÜLEN HATÂLAR

1 yıl önce

Bazı müslümanlar kendi mensubu bulundukları gurubun dışındakilerini hoş görmez ve daima her konuda kendi güzellikleri ve doğrulukları ile övünürler. Onlarda İslâm’ın tanıdığı hoşgörü ve müsamahanın yerine kör taassub alırlar. Bunlardan bazıları cübbeli gezmeyenlere veya onun gibi giyinmeyenlere hor ve başka bir nazarla bakarlarken kimileri de kravat takmamayı eleştirirler. Kimileri ise sakal bırakmanın bugün fitneye sebep olabileceğini ileri sürerek delilsiz şahsi yorumları ile bu sünneti tamamen terkederler. Bununla birlikte sakallıları tenkid ederler.

ÖMER B. ABDÜLAZÎZ’İN SÜNNETE BAĞLILIĞI

1 yıl önce

Halîfe Ömer b. Abdülazîz şöyle demiştir: “Resûlullah (s.a.v.) ile ondan sonraki yöneticiler birtakım sünnetler ve güzel âdetler ortaya koydular. Onların ortaya koyduğu bu sünnetleri ve güzel âdetleri uygulamak Allah’ın kitâbını tasdik, Allah’a itâat ve O’nun dinini desteklemek demektir. Hiç kimsenin, bu sünnetleri ve güzel âdetleri herhangi bir şekilde değiştirmeye hakkı yoktur. Onlara aykırı davrananların görüşleri kesinlikle benimsenemez. Resûlullah (s.a.v.)’in ve Hulefâ-i Râşidîn’in sünnetlerine uyanlar doğru yoldadır. Bu sünnetlere tutunanlar, hedeflerine ulaşır.

MANEVİYAT EHLİNE UYMAK GEREKİR

1 yıl önce

“Eğer peşinden gittiğin zâtın söylediği söz, fiil ve davranışları; Resûlullah (s.a.v)’a uyuyorsa doğru, uymuyorsa yanlıştır. ‘Benim şeyhim, önderim, ağabeyim çok büyük bir zâttır. Bir bildiği vardır. Ma’nen çok büyüktür, şöyle kerâmetleri görülmüştür, işte şunun için yapmıştır.’ gibi zorlama yorumlara girmeden söylenecek tek söz: “Bizim için tek bir ölçü ve dünya-âhiret kurtuluş reçetesi vardır; o da Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in Şerîat-ı Garrâ-i Muhammediyesi’dir. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in sünnetine uyan her şey doğrudur, haktır, gerçektir.

KURTARICI SEVGİ

1 yıl önce

Abdullah b. Mübarek (r.a.) şöyle der: İki güzel huy vardır ki, kimde bulunursa o kimse kurtulmuştur: Doğruluk ve Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ashabını sevmek.

Eyyub es- Sahtiyâni (r.a.) şöyle der: Kim, Hz. Ebû Bekri severse, o kimse dini ikame etmiştir. Kim ki, Hz. Ömer’i severse, o kimse, İslâm dinini açıklamıştır. Kim ki, Hz. Ali’yi severse en sağlam bir kulpa tutunmuştur. Kim ki, Peygamber (s.a.v.)’in ashabını en güzel şekilde överse, o kimse münafıklıktan uzaklaşmıştır.

Sayfalar