KÖTÜLÜK EDENE İYİLİK YAPMAK ERDEMDİR

1 yıl önce

İyi davranmak ile de olsa, düşmanının zararını önlemek gerekir ki buna müdarâ denir. Muhammed bin Hanefiyye (r.a.) buyurur: İnsanlarla iyi geçinmeyen akıllı değildir.

Hadîs-i şerîfde: «İnsanlara yüzüne gülerek güzel davranmak sadakadır» buyuruldu. Bir hadîs-i şerîfde de: «Farzları edâ ile emrolunduğum gibi, insanlara müdârâ ile de emrolundum» buyuruldu.

Nitekim Allâhu Teâlâ: «Kötülüğü iyilikle savarlar» buyuruyor. Yani kötülük ve eziyeti müdârâ ve selâm ile savuştururlar.

SON NEFESTE BİZLERİ BEKLEYENLER

1 yıl önce

Ruh aşağıdan yukarı çıkarak boğazda beklediği sırada ona fitneler arzolunur. Şöyle ki: iblis, bilhassa bu haldeki insanın yanında yardımcılarını oturtup bu zâtın aleyhine memur ederek kullanır. Şeytanın yardımcıları olan şeytânlar, kişinin yanına gelirler. Halbuki bu zât, o çok şiddetli ve akıllı insanların (bile) akıllarının sarsıldığı feci korku halinde bulunur. Şeytanlar bu kimseye, baba, ana, erkek kardeş kız kardeş, yakın akraba ve dostları gibi dünyada kendini sevip nasihat edenlerden ölmüş bulunan kimselerin suretine girerek ona gözükürler ve kendisine:

MÜSLÜMANLARIN ORTAK ÖZELLİĞİ

1 yıl önce

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Mü’minlerden öyle erkekler var ki Allah’a verdikleri sözde durdular (sadâkat gösterdiler).” (Ahzâb/23)

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sıdk hayra, hayır da cennete götürür. Mü’min kişi, doğru söyler Allah katında doğru olarak yazılır. Yalan, fısk ve fücura, fısk ve fücûr da cehenneme sürükler. Kişi yalan söyler. Dolayı- sıyla Allah katında yalancı olarak kaydedilir.” (Müslim)

KURAN’DA ZAMANIN DEĞİŞKENLİĞİ

1 yıl önce

Kur’an’da, “O (azap), derece ve makamların sahibi Allah’tandır. Melekler ve Ruh (Cebrail) oraya, miktarı (dünya yılıyla) elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” (Me’âric, 3-4) buyurulmuştur. Bu âyet, zaman mefhumunun bizim bildiğimizden ibaret olmadığını, melekler için ve dünyanın dışında ayrı bir zaman mefhumunun söz konusu olduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir. Aynı istikametteki bir diğer âyette de şöyle buyurulur: “O, gökten yere kadar olan bütün işleri düzenleyip yönetir.

ZÜHD SAHİBİ OLMAK

1 yıl önce

Sahip olmadığın bir şeyde zühd, gerçek zühd değildir. Çünkü mevcut olmayan bir şeyde zühd hükümsüzdür. Sahibi olmadığın bir şeyde tasarrufta bulunman geçerli olmadığı gibi; elinde olmayan bir şey için: “ben ondan gönlümü çektim” demenin de bir manası yoktur. Kim bilir, belki o şey elinde olsaydı kalbin değişecek ve farklı şeylere meyledecektin.

SÜHEYL BİN AMR (R.A.)’IN İBRETLİK SÖZLERİ

1 yıl önce

Kureyşin hatîbi ve Hudeybiye’de tarihi bir sîma Süheyl İbn Amr (r.a.) Mekke fethi günü Rasûlullah (s.a.v.)’in engin rahmeti, şefkati, müsamahası ve afvı karşısında İslâm potasında eriyen ve İslâm’la şereflenen bir sahabîdir.

Hasan-ı Basri anlatıyor: Bir gün aralarında Amr oğlu Süheyl, Harb oğlu Ebû Süfyan ve Kureyş eşrafından daha pek çok zâtın bulunduğu bir cemaat Ömer (r.a.)’ın kapısı önünde toplanmışlardı.

Ömer’in (r.a.) teşrifatçısı kapıya çıktı. İlk önce Suhayb ve Bilal gibi Bedir savaşında bulunanları içeri aldı ve:

HACCIN FAZÎLETİ

1 yıl önce

Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Umre, gelecek umreye kadar ikisinin arasındaki günahların keffaretidir. Makbul Haccın ise Cennetten başka bir mükâfatı yoktur.” (Müslim)

Hz. Aişe (r.a.)’dan:

  • Ya Resûlallâh, kadınlara cihad var mı? dedim.

- “Evet onlara içinde savaş olmayan bir cihad vardır; Hacc ile Umre” (İbnu Mâce) buyurdular.

SAFER AYI NAMÂZI VE DUÂLARI

1 yıl önce

Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir.

HZ. EBÛBEKİR (R.A.)’IN ÖLÜMLE İLGİLİ BİR HUTBESİ

1 yıl önce

Hz. Ebûbekir (r.a.) ölümle ilgili bir hutbesinde şunları söyledi:

“Hamd alemlerin rabbine mahsustur. Ona hamd eder, ondan yardım taleb ederiz. Ölümden sonra kendimiz için O’ndan lütuf ve ihsân isteriz. çünkü benim ve sizin eceliniz yaklaştı. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, o bir tektir, ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve rasûlüdür. Onu hak ile müjdeleyici, ve uyarıcı olarak, pırıl pırıl parlayan bir lamba olarak gönderdi. Ta ki o diri olanları korkutsun ve azab da kâfirlere dokunsun.

ŞARTLAR DEĞİŞSE DE KUR’AN’IN HÜKÜMLERİ DEĞİŞMEZ

1 yıl önce

Kur’ân’ı Kerim’in, evrensel olduğunu ifade eden âyetlerden de anlaşılacağı üzere, ilâhî hükümlerin herhangi bir târihi, coğrafi ve içtimai ortamla sınırlı olmaksızın bütün zamanları kapsadığı ve istisnasız her mü’mini bağladığı tartışmasız bir hakikattır. Nitekim Kur’ân’ı Kerim’in, Allah Resûlu (s.a.v.) tarafından uygulanışı, ashâbın onu anlayış ve yaşayışı ve on dört asırlık İslâm ictihat geleneği ilâhî hükümlerin bütün zamanlar ve nesiller tarafından evrensel anlaşıldığını göstermektedir. Öyle ki, tek bir âlimin, Kur’ân’ın târihselliğini imâ eden bir beyanını bulmak mümkün değildir.

MÜNAKAŞAYI TERKETMEK FAZİLETTİR

1 yıl önce

Husûmet, malını veya maksud olan hakkını tastamam alabilmek için sözünde inat etmek, demektir.

Kişi eğer husûmetinde haksız olur veya bilgisiz dâvâlaşırsa veyahut yardımcı delil getirmekte ve hakkı izhar etmekte (gerçeği ortaya çıkarmakta) ihtiyaç vâki olmayan bir takım üzüntü verecek kelimeler karıştırır veya giriştiği mücadelede sırf hasmını kahretmek ve onu kırıp atmak niyet ve azmini taşıyorsa, böylesine bir mücadele haramdır. Ama bunların aksi, caizdir, (fakat nadirdir). Bütün bunlarla beraber yol bulunduğu takdirde husûmeti terketmek daha iyidir.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)’İ RÜYADA GÖRMENİN FAYDALARI

1 yıl önce

Her mü’minin en büyük arzularından biri de o yüce Resûlü (s.a.v.) rüyâda görmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Kim, beni rü’yâsında görürse; gerçekten beni görmüş olur. Zira şeytân kesinlikle benim şeklime girmez.” (Sahih-i Buhârî, 6482)

Allâhü Teâlâ hazretleri, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatında şeytândan koruduğu gibi; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in teklif dünyasından ayrılmasından sonra da Allâhü Teâlâ hazretlerini onu şeytândan korudu.

HER AYDAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTAN, BÜTÜN YIL ORUÇ TUTMUŞ GİBİDİR

1 yıl önce

İbn-i Abbâs (r.a.)’ya birisi gelip oruçtan sordu. Ona şöyle cevâb verdi:

“Dikkatli dinle. Sana, bende gizli bir hazine gibi duran bir hadîs-i şerîf rivâyet edeceğim. Dâvûd (a.s.)’ın orucunu istiyorsan o, bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Süleymân bin Dâvûd (a.s.)’ın orucunu sorarsan o, her ayın üç başında, üç ortasında, üç de sonunda tutardı.

NAMAZIN MADDİ FAYDALARI

1 yıl önce

Namaz vakti: 24 saat içinde ard arda gelen, 5 tane büyük 50 tane küçük (bioritim) periodu vardır. 5 büyük periyodun herbirinin başlangıcındaki ilk 15 dakika biyolojik olarak en aktif zamandır. Bu sırada akapunktur noktaları tamamen açık durumdadır. 5 vakit namaz bu 5 büyük biyolojik periyoda denk gelmektedir. Ezandan sonraki 15 dakika boyunca insandaki biyolojik aktif noktalar açıktır. Sonra 1,5-2 saat boyunca yavaş yavaş kapanmaya başlar. 2 saat sonrası ile bir sonraki ezan vakti arası kapalıdır. Allah Resûlü (s.a.v.) buyurmuştur.

SAHÂBELERİ HAYIRLA ANMAK

1 yıl önce

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sahâbelerini yalnız hayır ile anarız. Yani Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sahabelerinin bazı- larından, görünüşte kötülük çıkmışsa da biz onların hepsini hayırla anarız. Zira o görünüşte kötülük, fesad maksadı ile ısrar ederek yapılmış olmayıp kendi içtihadından doğmuştur. Belki onlar, bu kötülükten hayr-ı meâd’a dönmüşlerdir. Bizim onlara karşı iyi bir zanda bulunmamız gerekir. Hz. Peygamber (s.a.v.) de onlar hakkında şöyle buyuruyor:

“En hayırlı nesil benim asrımın neslidir.” (Buhârî)

MECÛSİNİN MÜSLÜMAN OLMA SEBEBİ

1 yıl önce

Fetâ hiç bir kimseye düşman olmayan kimsedir. Bahâdır, dilâver, babacan, kahraman, cesur, yürekli, cömert mânalarına gelir. Bu tarz harekete fütüvvet, bu harekete mensup olanlara ehl-i fütüvvet denir.

Fetâ, putu kıran kimsedir. Allah Teâlâ: «Adı İbrahim olan bir fetânın onlara nasihat ettiğini işittik», «O putları paramparça etmişti». (Enbiya, 58/60) buyurmuştur. Bir kimsenin nefsi onun putudur. Hakiki fetâ (yiğit ve kahraman) nefsinin hevâ ve hevesine muhalefet eden kimsedir.

DÜNYA SEVGİSİNDEN KURTULMALIYIZ

1 yıl önce

İmâm-ı Rabbani (k.s.) şöyle buyurur: Allâhu Teâlâ’nın sevmediği bu dünyanın arkasında koşmamalıdır! Gönlünü hep Allâhu Teâlâ’ya bağlamak sermayesini elden kaçırmamalıdır! Ne sattığını ve buna karşılık neyi aldığını düşünmelidir! Dünyayı ele geçirmek için âhireti vermek ve insanlara yaranmak için Allâhu Teâlâ’yı bırakmak alçaklık ve ahmaklıktır. Dünya ile âhiret birbirinin zıddıdır, tersidir. İkisinin sevgisi bir kalpte toplanamaz. İkisi bir araya getirilemez.

YÜZYILLAR ÖNCESİNİN ‘‘GPS’’İ: USTURLAP

1 yıl önce

Günümüzde yönümüzü bulmak için teknolojinin son ürünlerinden (gps) den yararlanıyoruz. Gökyüzünü gözlemlemek için yine modern teleskoplar kullanıyoruz. Ama yüzlerce yıl öncesinde bu aygıtlar yokken atalarımız yıldızları nasıl gözlemliyor, yönlerini nasıl buluyor, yıldızlar arasındaki mesafeleri nasıl ölçüyor ve dağların yüksekliğini nasıl hesaplıyorlardı? İşte tüm bunlar antik çağın belki de en önemli aleti olan usturlap ile yapılıyordu.

NEBİ (S.A.V.)’İN MÜSLÜMAN OLMAMIŞ BİRİNDEN GELEN YARDIM TEKLİFİNE CEVABI

1 yıl önce

Hz. Aişe (r.anhâ)’nin bildirdiğine göre Peygamberimiz (s.a.v.) Bedir’e doğru yola çıkıp Harretü’l-Vebere’ye varınca, bir adam [Hubeyb b. Yesaf (Îsâf)] gelip yetişti ki, kendisi güçlülüğü ve cesaretiyle tanınırdı. Ashâb (r.a.e.), onu gördükleri zaman, sevindi.

Hubeyb, Peygamberimiz (s.a.v.)’e: “Sana tâbi olmak, senin yanında bulunup elde edilecek ganimetten yararlanmak için geldim!” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) ona: “Sen Allah (c.c.)’a ve Resûlü’ne îmân ediyor musun?” diye sordu.

Hubeyb: “Hayır!” dedi.

ACELE YAPILMASI GEREKEN AMEL VE DAVRANIŞLAR

1 yıl önce

Hatem el-Esam’dan nakledildiğine göre acele şeytândandır, ancak beş şeyde değil. Onlar Resûlullah (s.a.v.)’in sünnetindendir. Konuğa yemek yedirmek, ölüyü teçhiz etmek, bekâr kızı evlendirmek, borcu ödemek ve günahlardan tevbe etmek.

Hadislerde geçen maddeler aslında birer örnektir. Bunlar başka rivâyetlerle çoğaltılabilir. Nitekim Hz. Ali’den (r.a.) gelen bir rivâyet de şöyledir: Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) bana şu tenbihte bulundu: “Ey Ali, üç şey vardır ki, sakın onları geciktirme:

- Vakti girince namaz, (hemen kıl!)

ÖFKEYE YOL AÇAN SEBEPLER

1 yıl önce

Öfkeyi kabartan sebepler, büyüklük taslamak, ucub (kibir, gurur), mizah yapmak, müstehcen konuşmak, başkasıyla alay etmek, başkasını ayıplamak, mücadele etmek, düşmanlık gütmek, hainlik, fazla mal ve mertebeye şiddetle harislik göstererek düşkün olmaktır. Bunların tümü, düşük ve dinen kötü sıfatlardır. Bu sebepler insanoğlunda kaldıkça öfkeden kurtulması mümkün değildir. Bu bakımdan herşeyden önce bu sebepleri, zıtları ile bertaraf etmelidir. O halde, tevazu göstermek suretiyle gururu öldürmeliyiz, nefsimizi tanımak suretiyle ucubu öldürmeliyiz.

İHLÂS SÛRESİ VE FAZÎLETİ

1 yıl önce

Hadislerde de meşhur olmuştur ki bu sûreyi okumaktan, kastedilen şudur: Bütün şeriatların ve ibâdetlerin en önemli ve şerefli hedefi, Allah’ın zâtını, sıfatlarını ve fiillerini bilmektir. Bu sûre de, Allah’ın zâtını bilme konusunu ihtiva etmektedir. Binâenaleyh İhlâs Sûresi, Kur’ân’ın üçte birine denk olmuş olur.

Hz. Peygamber (s.a.v.) “Kim “Kulhüvallahu ehad” sûresini bir kere okursa, Allah’a meleklere, kitablara ve peygamberlere inanan kimseye verilen mükafat gibi bir mükafaat verilir ve yine ona yüz şehid ecri verilir.”

RESÛLULLAH (S.A.V.)’İN İRTİHÂLİYLE SOLAN AĞAÇ

1 yıl önce

Ümmü Ma’bedin kız kardeşinin oğlu Hind’den, o da Ümmü Ma’bed’den şöyle nakletmiştir: Resûlullah (s.a.v.) çadırıma uğradı. Gece çadırımda istirâhat edip, uyudu. Uyanınca su istedi. Mübarek ellerini yıkadı ve ağzını çalkalayıp, suyunu çadırımın yanında bulunan bir dikenin dibine döktü. Sabahleyin baktık ki, oradan büyük bir ağaç yetişmiş. Kocaman meyveler vermişti. Meyvelerin kokusu amber gibi, tadı şeker gibi idi. O meyveleri aç kimse yese doyar, susuz kimse yese suya kanar, hasta olan yese sıhhate kavuşurdu. Üzüntülü kimse yese neşelenirdi.

ZOR ŞARTLARIN PADİŞAHI SULTAN REŞAD

1 yıl önce

Sultan Reşad, felâketli bir devrin pâdişâhıdır. 65 yaşında tahta çıkan bu yaşlı Pâdişâh, bedenen kuvvetli ve sıhhatli değildir. Tabiat olarak, halîm ve selîm, müşfik ve derviş-meşrebdir.

Buna ilavete çok zor şartlar altında padişahlık yapmıştır. Bunu kendisi şöyle ifade eder: “…Ben, milletin ateşli külü üzerine oturdum, taht-ı Saltanat’ın kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim. Bunlardan kimseye bahsedilemiyor; millete de malûmat verilemiyor. Elbette bir gün tarih, bu hakikatları yazar.

TİCARETTE İHSAN MERTEBESİ

1 yıl önce

Allah Teâlâ, insanoğluna iyi davranmayı (ihsânı) ve adâleti emir buyurmaktadır. Adâlet, kurtuluşun yegâne sebebidir. Bu bakımdan adâlet, ticaret sermayesi yerine geçer. İhsan (iyi davranmak) ise zaferin elde edilmesi ve saadetin kazanılmasına biricik sebeptir. Bu bakımdan iyi davranmak, ticarette kârın yerine geçer. Dünya muamelelerinde sadece sermayesiyle yetinip kâra iltifat etmeyen bir kimse, akıllı sayılmadığı gibi, âhiret muameleleri de böyledir. Yani bu muamelelerde de kişi, sadece sermaye ile yetinmemeli, kâr aramalıdır.

Sayfalar