HİLMİN DÖRT FAZÎLETİ

1 yıl önce

Hilm, öfkeyi yutmaktan daha üstündür. Hilm, doğrudan doğruya heyecanlanmamak, sinir sistemine hâkim olmaktır. Bu bakımdan hilm, aklın kemâline delâlet eder, gazap kuvvetinin kırıldığını, (öfkenin) akla baş eğdiğini ifâde eder.Hilmin dört fazîleti vardır.

  • Allah sevgisine erişmek.

İsfehânî’nin Hz. Aişe’den (r.a.) yaptığı rivâyette, Peygamber (s.a.v.) buyurmuşlar ki: «Allah’ın sevgisi, öfkelendikten sonra yumuşayan kimseye vâcip olur.»

AŞÛRA GÜNÜNÜN FAZÎLETİ

1 yıl önce

İbn-i Abbâs (r.a.)’den rivâyetle Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Muharrem ayında bir gün oruç tutana bu gününe karşılık otuz gün oruç sevabı yazılır.” Hz. Ömer İbni’l-Hattâb (r.a.): “Ey Allâh’ın Resûlü (s.a.v.), Allâhü Teâlâ, Aşûra gününü bizim için fazîletli kıldı mı? dedi. “Evet Allâhü Teâlâ, sizi Aşûra günü ile tafdil eyledi. Allâhü Teâlâ gökleri, yeri, dağları, yıldızları, Arş ve Kürsî’yi, Levh ve Kalemi, Cebrâil ve melekleri Aşûra günü yarattı. Allâhü Teâlâ, Âdem (a.s.)’ı Aşûra günü yarattı. İbrahim (a.s.) Aşûra günü dünyaya geldi.

AŞÛRA GÜNÜ YAPILACAK OLANLAR

1 yıl önce
  • O gün, oruç tutulacak; fakat Muharrem’in sâdece onuncu günü oruç tutulmaz. (9.-10.), (10.-11.) veyâ (9.-10.-11.) günleri tutulur. (Fazîletli olanı (9.-10.-11.) günleri tutmaktır.)

    • Muharrem’in ilk on günü okunan duâ, sabahleyin üç def‘a okunacak.

    • İşrâkten sonra (kuşluk vakti) dört (4) rek‘at namâz kılınacak. Her rek‘atte Fâtihâ-yı Şerîfe’den sonra elli bir (51) adet İhlâs-ı Şerîf okunur.

    • Mekrûh olmayan bir vakitte iki rek‘at namâz kılınacak. Her rek‘atte Fâtihayı Şerîfe’den sonra on bir (11) İhlâs-ı Şerîf okunur.

MÜSLÜMANLAR HAKKINDA GÜZEL DÜŞÜNMELİYİZ

1 yıl önce

Kötü ahlâk şubelerinden biri de insanlar hakkında kötü düşünmektir.

Müslümanlar hakkında kötü söz söylemek haram olduğu gibi, kötü düşünce beslemek (sû-i zan) da haramdır.

Başkasının kötülüğünü konuşmak nasıl haramsa, onun kötülüğünü düşünmek de haramdır.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Ey îman edenler! Zandan (kötü düşünce beslemekten) çok sakının. Çünkü bazı zanlar günahtır.” (Hucurât s.12)

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki, “Kötü zandan sakının. Çünkü sözün en yalan olanı zandır.” (Müslim)

DİN, TIP VE ASTRONOMİ ÂLİMİ İBRAHİM HAKKI ERZURÛMİ

1 yıl önce

Anadolu’da yetişen evliyanın büyüklerinden olup astronomi ve tıp alimidir. 1703 tarihinde Hasankale kasabasında doğmuştur. Babası Osman Efendi olup, evliyadan bir zât idi. Annesi Hanife Hatun da Peygamber Efendimiz (s.a.v.) soyundandır.

Allâhu Teâla’nın evliyası, Nakşi ve Kadiri yolu büyüklerinden İsmail Fakirullah (k.s.)’ın dergahına gitmiş. İsmail Fakirullah’ın teveccüh ve iltifatlarına kavuşup manevi terbiyesine girmiştir.

HELAL KAZANÇ CİHATTAN DAHA FAZÎLETLİDİR

1 yıl önce

Bir kimse çarşı esnafı olup alış veriş yapıyor ise; öncelikle satma, satın alma, alıp verme ve ticari ilişkilerde insanlara karşı nasıl davranacağı konularını öğrenmesi gerekir. Ayrıca, faizli bir muameleye düşmemek için faizin çeşitlerini de öğrenmelidir ki, faizden kaçınabilsin ve kendisini bundan korusun.

Ömer b. Hattâb (r.a.) çarşı ve pazarları sürekli dolaşır, elindeki kırbacı insanlara dürter ve şöyle derdi: “Alış-veriş hukukunu çok iyi bilmeyenler bizim çarşılarımızda alış-veriş yapmasınlar; yoksa, istese de istemese de faiz yemek durumunda kalır!”

İMANIN LEZZETİNİ KALPTE DUYUYORMUYUZ ?

1 yıl önce

Asr-ı Saâdet’te İranlılarla yapılan bir harpte, İranlılar mağlup olup teslim, oldular. İslâm orduları kumandanı Sa’d bin Ebî Vakkas (r.a.), İranlılarla anlaşma yapmak üzere, Muaz bin Cebel (r.a.)’ı gönderdi. İranlılar gâlip gelen ordunun kumandanını karşılamak için; ipekten halılar, atlastan çadırlar hazırladılar. Bu manzarayı Muaz (r.a.) görünce; “Böyle süslü yerlerde oturmak bize yakışmaz, Allah Resûlü bizleri bundan men etti” diyerek toprağın üzerine oturdu.

HİCRÎ SENENİN SON GECESİ OKUNACAK DUÂ

1 yıl önce

Bismi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm

“Ve salla’llâhü ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve sellim. Allâhümme mâ‘amiltü fi hâzihi’s-seneti mimmâ neheytenî anhü felem etüb minhü velem terdâhü ve nesîtühû velem tensehu ve hâlimte aleyye fîhi ba‘de cür’etî ‘alâ ma’sıyetike fe innî estâğfiruke fa’ğfirlî mâ ‘amiltü fîhâ mimmâ terdâhü ve ve‘adtenî aleyhi’s-sevâbe fees’elüke. Allâhümme yâ kerîmü yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm. En-tetekabbelehû minnî velâ tâkta’ racâî minke yâ kerîm. Ve salla’llâhü ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve sellim.”

HZ. MAHMÛD SÂMÎ RAMAZANOĞLU (K.S.) CÂMİÎ ŞERÎF’İ

1 yıl önce

17 Eylül 2006 tarihinde yapımına başlanmış ve yaklaşık iki yılda tamamlanmıştır. Bânisi Hz. Sami (k.s.)’nun ma‘nevî evlâdı ve ihvâna kılavuzu Muhterem Ömer Muhammed Öztürk’tür.

23.5 x 28.5 metre ebadında bir alana yerleşmiş, dört ana kolon üstüne tek ana kubbe ve etrafında dört yarım kubbe şeklinde inşâ edilmiştir. Câminin külliye haline getirilmesine devâm edilmektedir. İstanbul’un Pendik ilçesine bağlı Yenişehir mahallesinde bulunan cami; Yavuz Sultân Selîm Câmii gibi Osmanlı mîmârîsinin ince estetiğini açığa çıkaran bir eser olmuştur.

MUCİZEVÎ SİNEK HADİSİ

1 yıl önce

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyetle Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

“Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur.” (Buhârî, Tıbb 58; Ebû Dâvud, Et’ime 49)

KADINLARIN ÖZEL HALLERİNDE YASAKLANAN VE SERBEST BIRAKILANLAR

1 yıl önce

Alimler; abdestsizin, cünübün, hayız ve lohusanın kalp ve dil ile zikretmelerinin caiz olduğunu söylemişlerdir. Tesbih, tehlil, tevhid ve tekbir, Resûlullah sallalahu aleyhi ve selleme getirilen salavâtlar da buna dahildir. Ancak Kur’ân okumak; cünübe, hayız ve lohusaya haramdır. İster az olsun, ister çok olsun, isterse yarım âyet olsun. Bunlar, dillerini oynatmadan kalplerinden Kur’ân’ı geçirebilirler. Keza bunlar Kur’ân-ı Kerim’e bakabilir ve kalplerinden okuyabilirler.

SAHÂBE (R.A.E.)’NİN SÜNNET ANLAYIŞI

1 yıl önce

Abdullah ibn-i Ömer (r.a.) diyor ki: Ben pederim Ömeru’l Faruk’un sağlığında evlendim. Ve sünnet-i Muhammediyye (s.a.v.)’in icrası için düğün sofrası yaptım. Ashab-ı Kiram’ı ve bu meyanda Mihmandar-ı Resûl-i Kibriyâ Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.)’i de davet ettim. Lâkin düğün evinde mâl-i ganimetden elimizde bir yeşil perde vardı ki, kadınlarımızın gönülleri hoş olsun diye o perdeyi de asmıştık. Misafirlerimiz gelmeğe başladı. Bir müddet sonra Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) de teşrif eyledi. Ve kemâl-i tevazu ile yerine oturdu. Bu münasebetle hepimiz hoşlanmış ve sevinmiştik.

OSMANLI ADALETİNDEN ÖRNEKLER

1 yıl önce

Avrupa’daki içtimai farklılaşmaların her an Avrupa ile temas halinde hatta içiçe bulunan Osmanlı imparatorluğuna tesir edemeyişinin sebebi Osmanlı’nın adaletli hukuk sisteminde aranmalıdır. Alman tarihçi Melzig 16. asırda Osmanlı devleti ile Avrupa’yı şöyle kıyaslamaktadır: “Kanuni Sultan Süleyman’ın imparatorluğunda adalet hâkim iken Avrupa’da Charles Quint rüşvetler sayesinde imparator olmuştur. Sultan Süleyman bir gün Süleymaniye Camii’ni inşa ettireceği arsa üzerindeki bir yahudinin evini parasıyla istimlâk etmek istedi. Yahudi bu satışa razı olmadığından Sultan müftüye müracaat etti.

EFENDİMİZ (S.A.V.)’İN MÜBAREK DİŞLERİ

1 yıl önce

Uhud Gazvesinde edepten yoksun Utbe b. Ebû Vakkas, kâinat kutusundaki değerli inci Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) bir taş attı. Taş mübarek alt dudağına isabet etti ve alttaki dişini kırınca gül yaprağı inceliğindeki dudağından akan kan damlaları kutlu gerdanını gül rengine boyadı. Akan kan yere damlayacak kadar çoğaldığında sidre yuvasının zümrüd-ü ankası Cibrîl (a.s.) aceleyle kanat çırptı. Kanadındaki tüylerle Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) yüzünü silmeye başladı. “Yâ Resûlallah!

KUR‘ÂN-I KERÎM HİDÂYETTİR

1 yıl önce

Takva ile nitelenenler için “bir hidâyettir”, bir yol gösterici ve bir açıklamadır. Hidâyetin takva sahiplerine özgü kılınması, bu kimselerinKur’ân nurundan bir şeyler kapabilmelerinden, bundan yararlanmalarındandır. Gerçi bu ifade, mü’min veya kâfir,Kur’ân’a bakan herkesi kapsar. Nitekim bu anlamda Allâh (c.c.), şöyle buyuruyor: “İnsanlara doğru yolu gösteren” (Bakara s. 185), yani herkes için.

İLK İNSANLAR VAHŞÎ DEĞİLDİ

1 yıl önce

Peygamberler (a.s.) tarafından tebliğ edilen dinler, tevhid esasına dayalıdır. Beşeriyetin ilk dini de tevhid ve tenzih inancı üzerine kurulmuştur. İnsanoğlunun ilk babası Hazreti Adem (a.s.) da Allâhü Te‘âlâ’nın yanında kadri yüce bir Peygamberdir. O, Yüce Rabbinden aldığı vahyi kendi çocuklarına ve torunlarına tebliğ etmiştir. İnsanlık bütün medeniyeti peygamberden öğrenmiştir. İnsanlığın yaşadığı gelişimlerin hepsinde de peygamberler ve onların Kur’ân’da ve hadislerde anlatılan mucizeleri, rehberlik yapmıştır.

HZ. OSMAN (R.A)’IN TİCARİ ZEKÂSI

1 yıl önce

Hz. Peygamber (s.a.v) Medine’ye hicret ettiği sırada, çeşitli ekonomik problemlerle karşılaşmıştı. Bu problemler arasında su temin edilmesi önemli bir yer tutuyordu. Çünkü o sıralarda “Rume Kuyusu” denilen bir kuyudan elde edilen su ile bu ihtiyaç gideriliyordu. Bu kuyu, aç gözlü bir Yahudi’nin malı idi. Yahudi kuyunun suyunu yüksek fiyat karşılığında satıyordu. Müslümanlar bu kuyunun sahibi olmayı temenni ediyorlardı. Tâki parasız ve kolay bir şekilde su ihtiyaçlarını karşılasınlar.

ÜSTÜN AHLÂK SÂHİPLERİNİN ON HASLETİ

1 yıl önce
  • Doğru bile olsa dilini yemin etmemeye alıştırmalıdır. Kul yemin etmemeyi, nefsinde adet edindiğinde, Allâhu Teâlâ ona bir kapı açar, insanlar arasında heybetli ve muhterem olur.

    • İster şaka, ister ciddi olarak yalandan sakınmaktır. Zira yalan söylemekten sakınmayı dil adet edince, Allâhu Teâlâ, bununla kulun sadrını genişletir. İlmini saflaştırır. Yalan söyleyene yalan söylememesi için duâetmek sevaptır.

Sayfalar