MİSVAK TAŞIMAK SÜNNETTİR

1 yıl önce

Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Misvak kullanmanız gerekir. Zira misvakta on güzel şey vardır. Bunlar: Ağzı temizler. Rabbi râzı eder. Melekleri sevindirir. Gözü parlatır. Dişleri beyazlatır. Diş etlerini pekleştirir. Diş kirini giderir. Yemeği hazmettir. Balgamı keser. Namaza kat kat sevap getirir. Ayrıca ağız kokusunu güzelleştirir. Ağzın çirkin kokularını önler. O ağız ki, Kur’ân yoludur.” (Tenbîhü’l Gâfilîn)

HARAMA BAKMAKTAN SAKINMAK

1 yıl önce

Cenab-ı Hakk âyet-i kerimede şöyle buyurur:

“Mü’minlere söyle ki: Gözlerini sakınsınlar, mahrem yerlerini de korusunlar. Böylesi onlar için daha temizdir. Şüphe yok ki Allah yaptıkları işlerden çok iyi haberdar olandır.”

Yüce Allah görülmemesi gereken şeyleri setredip örtmeyi söz konusu ettikten sonra; “mü’minlere söyle ki: gözlerini sakınsınlar” buyruğu ile görmekle ilgili hususu söz konusu etmektedir.

BÜYÜK RIZIK KAPISI

1 yıl önce

“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsân eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.” (Talak s. 3)

Her işimizde Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimize uyarak Cenab-ı Hakk’ın zâtına tevekkül etmenin vâcip olduğunu bildirmek üzere Cenâb-ı Hakk, Al-i İmran sûresinin 159’uncu âyet-i kerimesinde buyuruyor ki: “Bir iş kasdettiğin vakit Allah’a tevekkül et. Zira Allah, zâtına tevekkül edenleri sever.”

ALTI GÜN ORUÇLARINI TUTUYOR MUYUZ?

1 yıl önce

Bir Hadîs-i Şerif’te: “Ramazân bayrâmından sonra altı gün oruç tutan bir kimse, bir sene boyunca (oruç) tutmuş gibi olur. Kişi bir iyilikte bulunursa, kendisine bunun on katı verilir.” buyurulmuştur. (İbn-i Mâce ve Nesâî)

Taberânî’nin rivâyetinde şu ziyâde vardır: Allâh Resûlü (s.a.v.) böyle buyurunca Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) Efendimiz (s.a.v.)’e: “Ey Allâh’ın Resûlü! tutulacak bir günlük oruç on güne karşı mıdır?” diye sorduklarında Efendimiz (s.a.v.) “Evet!” buyurdular.

HZ. OSMAN (R.A.)’IN, KATİLLERİYE KONUŞMASI

1 yıl önce

Hz. Osman (r.a.) şehid edildiği gün, kendisi evinin muhasara edildiğini anladı. Muhasara edenlere hitaben, “Hak teâlâya yemîn ediyorum ki, siz bilmiyorsunuz. Resûl-i ekrem (s.a.v.) Medine’ye teşrîf etti. Rûme kuyusundan baş- ka içilecek tatlı su yoktu. “Kim Rûme kuyusunu satın alır, kendi kovası ile müslümanların kovasını aynı tutarsa, ona Cennetteki kovası, Rûme kuyusundaki kovasından hayırlı olur” buyurdular. Kendi param ile o kuyuyu satın aldım. Siz ise bugün beni o kuyunun suyunu içmeye bırakmıyorsunuz. Deniz suyu gibi tuzlu su içiyorum” buyurdu.

RAMAZAN BAYRAMI

1 yıl önce

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bayramlarınızı tekbîrler ile şenlendiriniz”

“Kim bayram günü üç yüz kere “sübhânellahi ve bihamdihi” der ve sevabını ölmüş müslümanlara bağışlarsa, her müslüman ölünün kabrine bin nûr iner ölünce Allâh kendi mezarına da bin nûr gönderir.”

Ramazan Bayramı sabahı, Allah (c.c.), melekleri yeryüzüne indirir. Onlar sokak başlarına dikilerek insanlardan ve cinlerden başka her canlının duyduğu bir sesle şöyle seslenirler:

ABDESTİN ÖNEMİ VE FAZÎLETİ

1 yıl önce

Abdest namazın sahih olmasının bir şartıdır. Namaz kılınmak istendiğinde, hükmen temiz olmayan kişinin abdest alması farzdır. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Ey İman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın.” (Mâide s. 6)

Abdest, önemli bir ibâdet olan namaz için Allah (c.c.)’ün huzuruna çıkmadan önce, hem görünen hem de görünmeyen pisliklerden, kirlerden temizlenmenin ve arınmanın bir aracıdır.

MELEKLERE İMAN AKİDEMİZ NASIL OLMALI?

1 yıl önce

Yüce İslâm dininin itikadi esaslarından biri de meleklerin varlığına îman etmektir. Allâhu Teâla’ya îman ettiği halde, meleklerin varlığına inanmayan kimse kafirdir. Melekler, Allâhu Teâla’nın verdiği ölçü içerisinde, gözle göremediğimiz nurani varlıklardır. Peygamberliğe, vahye ve itikad edilmesi gerekli dini esaslara îman etmek, ancak meleklere îman etmekle mümkündür. Bunun için müslümanın amentüsünde Allah’a (c.c.) imandan sonra, meleklere îman gelir.

KADİR GECESİ NAMAZI

1 yıl önce

Kadir gecesi 4 rekat namaz kılınır. Her rek’atte Fâtihâ’dan sonra 7 İhlâs sûresi okunur. Namazdan sonra da 70 kez istiğfâr edilirse biiznillah mağfiret olunur. Bu gece bol bol “Subhanallâhi ve’l hamdulillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber” virdine devam edilmelidir.

Ayrıca bu gece tesbih namazı kılınması fazîletlidir.

KADİR GECESİNİ DEĞERLENDİRENLERE BÜYÜK MÜJDE

1 yıl önce

Bildirildiğine göre Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.), Allâhu Teâlâ’nın: “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır” âyet-i kerîmesinin inmesine sevindikleri kadar, bir başka şeye sevinmemişlerdir. Çünkü Resûlullah (s.a.v.) bir gün ashâbına İsrâiloğullarından dört kimseyi, ya’nî Eyyûb, Zekeriyyâ, Harkîl ve Yûşâ’ bin Nûn (a.s.e.)’i ve onların seksen sene ibâdet edip, o seneler içinde, bir göz kapayıp açacak kadar isyânda bulunmadıklarını söylediği zaman Ashâb-ı Kirâm hayret edip, bu kısa ömrümüzle, biz buna nasıl kavuşabiliriz? dediler.

ASHAB-I KİRAMIN YÜCE VASIFLARI

1 yıl önce

Ashâb-ı kirâmı birkaç cümleyle anlatacak olursak:

Sabırlıdırlar, din ve dünya işlerinde sebatlıdırlar, doğrudurlar, vefakârdırlar. Mallarını Allâh (c.c.) yolunda harcarlar, sabahları istiğfarda bulunurlardı. Onlar tevbe ederler, ibâdette bulunurlar, oruç tutarlar, rükû’ ve secde etmek sûretiyle namaz kılarlar, iyiliği emredip, fenalıktan men’ ederlerdi. İlâhî sınırları (helâl ve haram hududunu) korurlar; şeriatın belirttiği daireden dışarı çıkmazlar, sadaka verirler, Hakk’a boyun eğerler, Allâh’ı da çok anarlardı.

BÜYÜK MÜFESSİR VE İSLAM HUKUKÇUSU ŞEYHÜLİSLAM EBÛSSUUD EFENDİ

1 yıl önce

Osmanlı âlimlerinin en meşhurlarındandır. On üçüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. Tefsir, fıkıh ve diğer ilimlerde büyük âlim idi. İsmi, Ahmed bin Muhammed’dir

Ebûssuud Efendi, Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın sevip değer verdiği, pek kıymetli bir âlim idi. Kânûnî, onu bütün seferlerinde yanında bulundurdu. 1541’de Budin’in fethinde, kiliseden câmiye çevrilen bir câmide, Kânûnî’ye ve orduya Cuma namazı kıldırdı. Pâdişâh’ın emri üzerine, Budin’in ve Orta Macaristan’ın tapu ve tahrir işlerini yaptı.

NASIL ÖLÜRSENİZ ÖYLE DİRİLTİLİRSİNİZ

1 yıl önce

Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

Her bir kul hangi hal üzere vefat etti ise o hal üzere diriltilir. (Müslim)

Diğer bir hadis-i şerifte: Her kim sarhoş olarak ölürse muhakkak o zât ölüm meleğini sarhoş olarak müşahede edecek, (kabrinde) Münker ile Nekir’i yani sual meleklerini sarhoş olarak görecek ve kıyamet gününde cehennemin ortasındaki sekran denilen ve içinde akmakta olan kanlı su olup ondan başka hiçbir yiyeceği içeceği bulunmayan çukura sarhoş olarak gönderilecek, buyurulmuştur. (Feyzü’l Kadir)

CÖMERTLİĞİN ZİRVELERİ

1 yıl önce

«Bir kul din kardeşinin ihtiyaçlarını görmeye ve ona yardım etmeye devam ettikçe Allah Teâlâ o kuluna yardım eder de eder.» (Buhâri)

Bir cemaat dostluktan bahsediyormuş. Orada bulunan bir zât: içinizde izin almadan gönül hoşluğu ile dostunun cebine elini sokarak oradan dilediği kadar para alabilecek biri var mıdır diye sordu. Cemaat, hayır, diye cevap verdi. Adam: öyleyse uhuvvetiniz ve fütüvvetiniz (cömertliğiniz) kemâle ulaşmamıştır, dedi.

FITIR SADAKASI (FİTRE)

1 yıl önce

Fitre sadakası, Ramazân ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisâb mikdarı bir mala sâhib bulunan her Müslümân için verilmesi vâcib olan bir sadakadır. Fıtır sadakası, buğdaydan yarım sâ’; hurma, kuru üzüm ve arpadan bir sâ’ verilir. (1 sa’: 1040 dirhem ki o da yaklaşık 3120 grama karşılık gelir.) Fıtır sadakası, sevâb için verilen yaratılış ikrâmı demektir. Bu bir yardımlaşmadır, orucun kabûlüne ve can çekişme ile kabir azâbından kurtuluşa bir yoldur. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayrâm gününün sevincine katılmalarına bir yardımdır.

AĞAÇLARLA KONUŞAN PEYGAMBER

1 yıl önce

Hazreti Zekeriyya, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Musa (a.s.)’ın getirdiği dinin emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmiştir. Soyu Süleyman (a.s.)’a ulaşmaktadır.Marangozluk yaparak geçimini temin ederdi. Zekeriyya (a.s.), bir dostunun kızı olan Elisa ile evlendi. Elisa, Hazreti Meryem’in teyzesi idi. Zekeriyya (a.s.), Beyt-i Makdis’te ibâdet etmekte olan Hazreti Meryem’i himayesi altına aldı. Hazreti Meryem için Beyt-i Makdis’te yüksek bir oda yaptırdı. Hazreti Meryem bu odada hem Allâhu Teâlâya ibâdet etti, hem de Zekeriyya (a.s.)’dan Tevrat okudu.

EBÛ ZERR (R.A.)’IN ÖĞÜTLERİ

1 yıl önce

Süfyan-ı Sevrî (rh.a.)’den: Ebû Zerr Gıfarî (r.a.) Kâ’be’de ayağa kalkarak şöyle dedi:

“Ey insanlar! Ben, Cündübü’l Gıfarî’yim. Öğüt veren, şefkatli kardeşinizin yanına geliniz.” Bunun üzerine halk etrafına birikti. O, etrafındakilere şöyle dedi:

“- Biriniz bir yolculuğa çıkmak istese, kendisine yarayacak ve yetecek kadar azık almaz mı?”

Oradakiler:

“-Evet, alır!” dediler. Bu cevâb üzerine şöyle devâm etti: “-Kıyâmet yolculuğu sizin bu yolculuğunuzdan daha uzundur. Onun için size yarayacak azıklar alınız.”

EHL-İ BEYT HAKKINDA İNEN AYETLER

1 yıl önce

Bir zaman, Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.) hasta olmuşlardı. Resûl-i Ekrem (s.a.v.), Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.) ile torunlarını ziyârete gitti. Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Fâtıma (r.anhâ)’ya hitaben; “Bu iki ciğer köşeleriniz için bir adak adayın” buyurdular. Onlar da, Fıdda ismindeki hizmet- çileri ile beraber, çocukları sıhhate kavuşursa, Allâhu teâlânın rızâsı için, üç gün oruç tutacaklarını adadılar.

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN SÜNNETİNE UYMALIYIZ

1 yıl önce

Resûlullah (s.a.v.)’ın sünnetine uymak gerektiği Kur’ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerifler bildirmektedir. Allâhu teâlâ, âyet-i kerîmesinde: «Aralarında ihtilâf ettikleri şeyde seni hakem kılıp hükmüne razı olmadıkça, o hüküm sebebi ile kalblerinde darlık bulmayıp, zâhir ve bâtınları ile sana uymadıkça, Rabbin hakkı için mü’min olamazlar» (Nisa s. 65) buyuruyor.

BAŞ OLMA ARZUSUNUN KÖTÜLÜĞÜ

1 yıl önce

Geçmiş büyüklerin (r.a.) bir ahlâkı da dünyalık işlerde baş olmak için bir arzu göstermemeleriydi. Beklenmedik bir anda böyle bir şeyle karşılaşıp halk kendilerini başlarına geçirme arzusunu izhar ettiklerinde mazeret gösteriyor söz gelimi «Ben bu işe ehil değilim» diyor, halkın «Sen fazlasıyla lâyıksın...» gibi ısrarlarına kulak asmıyorlardı.

Süfyan es-Sevrî (r.a.) şöyle der: «Kendisine teklif edilmeyen bir üst görevin (riyaset) peşinden koşan bu arzusuna kavuşamaz, ayrıca pek çok ilimden de mahrum kalır.»

HZ. OSMAN (R.A.)’IN MÜSLÜMAN OLMASI

1 yıl önce

Hz.Osman (r.a.) ilk müslüman olanlardandır. Müslüman olanların beşincisi veya yedincisi olduğu rivâyet edilmektedir. Hz. Ebû Bekir “Ey Osman: Sen akıllı bir adamsın. Halkımızın taptığı putlar hakkında ne dersin? Onlar aklı olmayan, görmeyen ve işitmeyen taşlardan ibaret şeyler değil midir?” diyerek onu Müslüman olmaya davet etmişti.Hz. Osman (r.a.): “Evet! Haydi, Hz. Muhammed (s.a.v)’e gidelim! O’nun söylediklerini duymak istiyorum” diyerek cevap verdi. Hz. Osman (r.a.) Rasûlullah (s.a.v) ile karşılaşır karşılaşmaz “Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur.

CİHÂD VAZÎFEMİZ VE CİHÂDI TERK ETMEKTEKİ ÎMÂNÎ TEHLİKE

1 yıl önce

Cihâdın dîni terminolojideki anlamı, kâfirlerle savasta elden gelen çabayı sarfetmektir. Aynı zamanda cihâd kelimesinden türeyen mücâhede, nefis, şeytan ve fâsıklarla mücâdele anlamında kullanılır. Nefisle mücâhede etmek İslâm’ı öğrenmek, yaşamak ve öğretmekle olur. Şeytan ile mücâhede ise akla sokmaya çalıştığı şüpheleri ve süsleyip sunduğu şehevî şeyleri reddetmekle mümkündür. Kâfirlerle mücâhede el, mal, dil ve kalbin işidir. Fâsıklarla mücâhede ise önce el, sonra dil daha sonra ise kalble olur.”

ORUCUN EDEBLERİ VE YASAKLARI

1 yıl önce

Oruç tutanın orucunu, günahtan uzak ve ârî tutması, Allâhu Teâla’dan korkup takva üzere olması lâzımdır. Bir kutsî hadîs-i şerifte: «Allâhu Teâlâ buyuruyor ki, bir kimse bana amelinde başkasını ortak ederse, o amel benim için olmayıp, ortak olarak tuttuğu içindir. Benim için hâlis ve sâf olan ameli kabul ederim. Ey insanoğlu, benden başkası için yaptığın ameline dikkat eyle! O amelin karşılığını vermek, kimin için yapıldıysa onun üzerinedir» buyurulmuştur.

ESMAÜL-HUSNA’DAN EL MÜNTAKİM (C.C.)

1 yıl önce

“Zulüm etmeksizin intikam alan, asilerin belini kıran, canileri cezalandıran.” demektir.

“Bizi böylece gazaba davet ettiler; biz de onlardan intikam aldık,böylece onları toplu olarak suda boğduk.” (Zuhruf s. 55)

İlâhî intikamın ilk muhatapları, insanları şirk, küfür, dalâlet ve sefahat yoluna sürüklemek için çalışan din ve ahlâk düşmanlarıdır. Cenâb-ı Hak bunlardan bile intikamını hemen almaz ve onlara tövbe etmeleri için süre tanır. Yaşadıkları sürece, bütün bir kâinatı onlara da hizmet ettirir, onları rızıklandırır, besleyip büyütür.

KALP KATILIĞININ ÇARESİ

1 yıl önce

Cenâb-ı Allah buyuruyor ki: «Eğer (bilfarz) kaba, katı yürekli olsaydın onlar etrafından her halde dağılıp gitmişlerdi bile. Artık onları bağışla (Allah’tan da) günahlarının bağışlanmasını iste.» (Al-i Imrân s.159)

Kabalık ve katı kalbliliğin karşıtı, yumuşaklık, şefkatlilik ve ince kalpliliktir. İnce kalplilik, başkasına dokunan ezâ ve cefâdan dolayı üzülmek, merhamet ve şefkata gelmektir.

Sayfalar