DİNDE ORTA YOLDAN AYRILMAMALIYIZ

1 yıl önce

Bazı müslümanlar kendi mensubu bulundukları gurubun dışındakilerini hoş görmez ve daima her konuda kendi güzellikleri ve doğruluktan ile övünürler. Bunlardan bazıları cübbeli gezmeyenlere veya onun gibi giyinmeyenlere hor ve başka bir nazarla bakarlarken kimileri de kravat takmamayı eleştirirler. Kimileri ise sakal bırakmanın bugün fitneye sebep olabileceğini ileri sürerek delilsiz şahsi yorumları ile bu sünneti tamamen terkederler. Bununla birlikte sakallıları tenkid ederler.

RAMAZAN ORUCUNUN ÖNEMİ VE FAZÎLETİ

1 yıl önce

İnsan oruç sayesinde hayvani duygularını azaltır, ruhunu temizler, melekleşmeye başlamış olur. Oruç sayesinde cemiyetin içtimaî, ahlâkî hayatında güzel gelişmeler bambaşka fazîletler meydana gelir. Oruç tutan kişi kendini, bir kısım şiddetli arzu ve isteklere karşı korumuş olur.

Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

“Her şeyin bir zekâtı vardır, cesedin zekâtı ise oruçtur. Oruç sabrın yarısıdır.” (İbn-i Mâce)

İSTANBUL’UN FETHİNİN MANEVÎ MİMARLARI

1 yıl önce

Şüphesiz İstanbul fethinin en büyük manevî mimarı, “İstanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak, kumadan ne güzel kumadan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir” (Ahmed bin Hanbel, Müsned) müjdesini veren Resûlullah (s.a.v.) Efendimizdir. Gerçekten Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bu hadisinde vuku bulacağı müjdelenen, hükümdar ve askeri övülen fethi mübin için, İslâm’ın ilk asrından

ORUCUN BÂTINÎ EDEBLERİ

1 yıl önce

Câbir bin Abdullah (r.a.)’tan bildirdiği hadîs-i şerifte: «Oruçlu olduğun zaman, kulak, göz ve dilini de haramlar ve yalanlardan koru. Komşuna ve yakınlarına eziyyet ve cefâ etme. Vakur ve sakin ol. Oruçlu olduğun günü, oruçlu olmadığın gün ile eşit tutmaktan kaçın» buyurduğunu beyan eylemiştir. Yine bir hadîs-i şerifte: «Gündüzleri çok oruçlu kimseler vardır ki, oruçları açlık ve susuzluktan ibarettir.

RAMAZAN AYININ FAZÎLETİ

1 yıl önce

Şa’bân ayının son gününde Resûlullah (s.a.v.) şöyle bir konuşma yaptı: “Ey insanlar! Büyük, mübarek bir aya giriyorsunuz. O ayda bin aydan daha hayırlı bir gece vardır. Allah (c.c.) o ayda oruç tutmayı farz kılmıştır. Geceleri ibâdet etmeyi de müstehâb kılmıştır. Kim bu ayda bir hayır işlerse, diğer aylarda bir farz işlemiş gibidir. Kim bu ayda bir farz işlerse, diğer aylarda yetmiş farz işlemiş gibidir. Bu ay sabır

NAMAZDA KALBİ TOPLAYABİLMEK

1 yıl önce

Kur’ân-ı Kerîm’de Mü’minûn sûresi birinci âyet’te “Ancak namazı huşu (ve korku) ile kılanlar felaha ermişlerdir.” buyuruluyor. Karşıt ifadesi ile ele alınırsa namazı huşu ile kılamayanlar felaha dahil olamayacak (kurtuluşa eremeyecek) manası çıkıyor. Rabbinin huzuruna duran kişi ancak huzur-u kalb ile edaya çalışırsa o ibâdeti yapmış olur, ondan lezzet alır ve ondan istifa eder.

ZİNAYA YAKLAŞMAYIN!

1 yıl önce

Allâhu Teâlâ şöyle buyurdu: “Zinaya yaklaşmayın. Şüphesiz o, hayasızlıktır; çok kötü bir yoldur.” (İsrâ S. 32)

Bunun daha açık izahı şudur: Zina etmeyiniz. Zinaya götüren davranışlardan kaçınınız. Zina büyük bir masiyettir. Yapana azap getirir. Allah’ın hiddet ve gazâbını kazandırır.

Zina edenlerin bu yolu, kötü bir meslektir. Kötü bir yola düşmüşlerdir. Bu yol onları cehenneme götürür.

MEŞHUR İSLAM ALİMİ VE GEZGİNİ İBN-İ BATTUTA

1 yıl önce

İbn-i Battuta, küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Temel din bilginlerini ve yardımcı ilimleri öğrendi. Maliki mezhebi fıkıh bilgilerinde alim oldu. Tanca’da tahsilini tamamladıktan sonra, 14 Haziran 1325 tarihinde yirmi iki yaşında iken, hacca gitmek için memleketinden ayrıldı. Yolculuğunda, uğradığı yerlerdeki camileri, medreseleri ve türbeleri ziyaret etti, halka vaaz ve nasihatte bulundu. Gittiği

SİZDEN HİÇBİRİNİZ İŞLEDİĞİ SALİH AMELLERİ İLE CENNETE GİREMEZ

1 yıl önce

Resûlullah (s.a.v.), “Sizden hiçbiriniz işlediği salih amelleri ile cennete giremez. Ancak Allah (c.c) rahmeti ile onu örtecektir.” buyurdu. Dediler ki: ”Sende mi ya Resûlallah?” Resûlullah (s.a.v.): “Evet! Ben de”, buyurdu. (Tirmizi)

Hadisi şerifte ifade edilenler gerçek ise niçin hesaba çekiliyoruz? Eğer insan işlediği amelleri ile cenneti hak etmiyorsa cennete girmek için neden ameli salih şart koşulmuştur? Mantıklı olanı Allah’ın engin rahmeti ile dilediğini cennete koyması değil midir?

ASHAB-I KİRAM (R.A.E.)’E SAYGI VE ONLARA UYMAK VAZİFEMİZ

1 yıl önce

Buhârî ve Müslim, Sahih’lerinde Resûlullâh (s.a.v.)’in Allâh te‘âlâ şöyle buyurdu, dediği rivâyet olunmuştur:

“Her kim benim dostuma düşmânlık ederse, ben de ona harb ilân ederim.”

Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu:

“(Ey müstakbel (benden sonraki) müslümânlar) Ashabıma sövmeyin, sizden birinin Uhud dağı kadar altın sadaka verse, bunlardan birisinin iki avuç sadakasına (fazîletine), hattâ bunun yarısına erişemez.” (Buhârî ve Müslim)

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu:

SEFERÎLİK HÜKÜMLERİ

1 yıl önce

Hanefilere göre, misafirin her dört rekâtlı namazda farzı iki rekâttır. İki rekâttan fazla kılmak misafire caiz değildir. Dört rekât kıldığı takdirde ikinci rekâtta teşehhüd miktarı oturmuş ise, ilk iki rekât farz yerine geçer, diğer iki rekât ta nâfile namaz sayılır. İlk iki rekâtta teşehhüd miktarı oturmadıysa, namazı bozulur. Hepsi nâfileye dönüşür.

BAL YEMENİN FAYDALARI

1 yıl önce

Ebû Hureyre’den nakledilen bir hadiste Allah’ın Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu; “Kim her ayda üç sabah bal yalarsa (yerse) ona büyük bir bela-dert isabet etmez.” (İbn Kesir Tefsiri)

“Size iki şifâ tavsiye ediyorum: Bal ve Kur’ân.” (İbni Mâce, 3452)

EBÛ ÜMÂME’YE UMMADIĞI YERDEN MAL GELMESİ

1 yıl önce

Abdurrahman b. Yezid b. Câbir naklediyor:

“Ebû Ümame (r.a.)’ın âzadlı bir cariyesi bana şunları anlatmıştı. Ebû ümâme sadaka vermeyi sever ve bunun için mal biriktirirdi. Yanına gelen hiçbir dilenciyi eli boş çevirmezdi. Soğan, hurma veya yenilir ne varsa muhakkak bir şey verirdi.

Günün birinde bir dilenci geldi, Ebû Ümâme’nin yanında yenecek bir şey yoktu. Sadece üç dinarı vardı. Adama bir dinar verdi. Sonra peşpeşe iki ayrı dilenci geldi. Onlara da öteki iki dinarı verdi. Ben kızdım ve, ‘‘bize bir şey bırakmadın’’, dedim.

SIRAT KÖPRÜSÜNÜN AŞAMALARI

1 yıl önce

Hadîs-i şerîflerde şöyle buyruluyor:

“Kıyâmet gününde cehennemin üzerine Sırat köprüsü kurulur. Bu köprüde kaypak yerler, ayakların kayıp sâbit kalamayacağı kısımlar, kapanlar, demirden kelepçeler, dikene benzer kılçıklar vardır. İmanlı kişiler, amellerine göre, göz açıp kapamadan, ya şimşek gibi, ya hızla uçan bir kuş gibi, ya iyi koşan asil bir at hızıyla geçer giderler. Böylece bir Müslüman ya hiç zarar görmeden veya yara bere içinde geçip kurtulur. Yâhut feci şekilde cehennem ateşine düşer.” (Buhârî, Müslim)

BERÂT GECESİ KILINACAK NAMÂZ

1 yıl önce

Bu gecede yüz rek’at namâz kılınır. Bu durumda namâzın, her iki rek‘atında bir selâm verilir. Her rek‘atta Fâtiha’dan sonra 10 (on) İhlâs-ı şerîf okunur. İsteğe göre bu namâz on rek‘at da kılınabilir. (O zamân her rek‘atta Fâtihadan sonra 100 (yüz) İhlâs-ı şerîf okunur ve 10 (on) rek‘atın sonunda bir kerre selâm verilerek namâz tamâmlanır.) Bu şekilde kılmak, bütün müstehâb namâzlarda rivâyet edilmiştir.

BERÂT GECESİ

1 yıl önce

Hz. Ali (r.a.)’den rivâyetle Resûlullah (s.a.v.): “Allâhu Teâlâ (yani Allah (c.c.)’nun rahmeti) Şa’ban’ın on beşinci gecesi birinci kat göğe iner. Müşrik, bid’at ehli, sıla-i râhim yapmayan (akrabası ile alâkasını kesen) ve zina yapan kadınlardan başkasını mağfiret eder” buyurdular.

ALLAH (C.C.) İÇİN GÖZYAŞI DÖKENLER

1 yıl önce

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Allâhu Teâlâ kıyâmet günü, yedi sınıf insanı arşının gölgesinde gölgelendirir... Onlardan biri, ıssız bir yerde Allah’ı hatırlayan ve bundan dolayı gözlerinden yaş akan kimsedir...” (Buhâri, Ezan 36)

Afıre el-Abide ağlamaktan usanmazdı. Kendisine «Ağlamaktan bıkmadın mı?» denildiğinde şöyle mukabelede bulunur: «İnsan, deva ve şifâsının olduğu şeyden nasıl usanır?»

AYAKLA İŞLENEN GÜNAHLAR

1 yıl önce

Ayak âfetlerinden biri, başkasının mülkünde izni olmadan gezip dolaşmaktır. Bu mülk ister ev, ister bostan, ister ekili arazi, isterse bağ olsun fark etmez. Hattâ bitki bitmeyen çorak bir toprak dahi olsa, etrafında ihata duvarı veya hendek bulunmasa bile... Ancak bir ihtiyaçtan dolayı geçiliyorsa ve bir zarara sebebiyet verilmiyorsa, caiz olması umulur.

Zarurî bir hal yokken kabirleri çiğneyip yürümek, kadınların cenazeyi takip etmesi bu âfetlerdendir.

DUÂ ETMEK VAZİFEMİZDİR

1 yıl önce

Allah Teâlâ buyurdu: «Bana duâedin. Size icabet (ve duanızı kabul) edeyim» (Mü’min s. 60) Peygamber (s.a.v) buyurdu: «Bir kul ellerini kaldırıp duâetse, Hak Teâlâ o kulu öylece ellerini boş göndermeye utanır». Buna rağmen, «Dua ederiz ama bazen kabul edilmez, sebeb nedir?» diye sorulacak olursa cevabı şudur: Duanın şartı vardır. Şartına bağlıdır. Nitekim Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur: «Duanın iki kanadı (şartı) vardır: Helâl yemek ve doğru sözdür». Bir cevabı da şudur: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

KİMLER TEFSİR YAPABİLİR

1 yıl önce

Allah’ın yüce kitabını ilmi ve yeterliliği olmayan kişilerin kendi heva ve heveslerine göre açıklayıp tefsire yeltenmeleri günahtır.

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “...Kim Kur’ân’ın tefsiri hakkında kendi görüş ve arzusuna uydurarak hüküm verirse Cehennem’deki yerine hazırlansın.” (Tirmizi, Tefsir, Bölüm:1, hadis no:2951)

Sayfalar